Tatl Burdaa " İzmir 'deyiizzz'
İZMİR GEZİ REHBERİ
İzmir Gezi Rehberi'mize hoş geldiniz.
İzmir her zaman çok sevilen bir tatil yeriydi. Yıllar içinde trendler değişti, ama İzmir hep trend oldu. Alaçatı uçtu gitti, İzmir'in her köyü ayrı bir dizi ile ünlendi, Urla İzmir'in Kemer Country'si oldu. İstanbul'dan ipini koparan soluğu İzmir'de alıyor. İzmirli şikayetçi, İstanbullu çok mutlu. :)
Vallahi İzmir'in ayrı bir cazibesi var. Biz de daha her yerini yazmayı bitiremedik, ama şu kadarını yaparsanız bile ikna olursunuz:
İZMİR GEZİLECEK YERLER – TÜM BİLMENİZ GEREKENLER
İzmir gezilecek yerler anlamında o kadar zengin ki baştan aşağı gezmek için en az bir ay lazım. O yüzden en mantıklısı gözünüze bir ya da birkaç belde kestirip oralarda takılmak.
Bu yazımızda önce İzmir merkezdeki gezilecek yerleri anlatıp, daha sonra İzmir’in görülmesi gereken beldelerinden bahsedeceğiz. Fikrimizi sorarsanız bizce İzmir’in beldelerini gezmek, merkezini gezmekten çok daha keyifli. Ama büyükşehir olmasına rağmen İzmir’in merkezinde bile bir sayfiye yeri hissiyatı var.
Bizim favorimiz Karaburun, Çeşme ve Urla’yı kapsayan Yarımada Bölgesi. Diğer taraftan İzmir’in köylerini gezmek, dünya tarihinin beşiklerinden sayılabilecek Selçuk’u görmek, Bergama’nın nostaljik sokaklarında kaybolmak da kaçırılmaması gereken deneyimler. İyisi mi siz bir kaç tur İzmir’e gelin. Her seferinde bambaşka bir İzmir keşfedeceksiniz.
Eğer sadece merkezde vakit geçirecekseniz arabaya ihtiyacınız yok; neredeyse her yer yürüme mesafesinde. Toplu taşıma ile ulaşmak da çok kolay. Ama beldelerine gidecekseniz aracınızla gelmenizde ya da araba kiralamanızda fayda var.
Boyoz-Yumurta Kahvaltısı
Günaydınnnn 😊 İzmir’i deneyimlemeye klasik bir İzmir kahvaltısı olan yumurta – boyozdan başlayalım mı?
İspanyolca’da “küçük somunlar” anlamına gelen “bollos”dan ismini alan boyoz, İspanya’dan İzmir’e göç eden Sefarad Yahudileri’nin İzmir mutfağına kattığı lezzetlerden sadece birisi.
Mayasız, milföye benzer bol yağlı bir hamur işi. En bol çeşidini boyozun en meşhur adresi olan Alsancak Dostlar Fırını’nda ve Tarihi Zeynel Ergin Gevrek Fırını’nda bulabilirsiniz. İlerleyen günlerde de İzmir’in diğer kahvaltı klasikleri olan pişi ve kumruya yer açın.
Alsancak Dostlar Fırını’nda Sefarad mirası olan sübyeyi de bulabilirsiniz. Kavun çekirdeğinden yapılan, ferahlatıcı, aromatik, kısacası harika bir içecek. Kesinlikle denemelisiniz!
Alsancak
Kordon’a bağlı olan Alsancak İzmir’in merkezi. Gece hayatının, alışverişin, sosyal hayatın nabzı burada atıyor.
– Kültür Mahallesi İzmir’in Nişantaşı’sı. En güzel kafeler, restoranlar, dükkanlar burada.
– Kıbrıs Şehitleri Caddesi ise uygun fiyatlı dükkan ve fast foodcuları ile İstiklal Caddesi’ne benziyor. Ayrıca İzmir’in en meşhur boyozcusu Alsancak Dostlar Fırını da burada. Bir başka benzerlik de caddeyi dikine kesen sokakların şehrin en popüler barlarına ev sahipliği yapması.
– Cumhuriyet Meydanı da Taksim Meydanı gibi halkın kutlamalarda, protestolar ya da mitinglerde bir araya geldiği yer.
– Alsancak Sevgi Yolu ise palmiyelerin süslediği, iki tarafında kitap ve takı tezgahlarının dizildiği kısa bir yürüyüş yolu.
Kordon’da Gün Batımı
İzmir’i en iyi hissedeceğiniz yer hiç şüphesiz Kordon Boyu. Gün batarken pikniğini, köpeğini, gitarını, çocuğunu, sevgilisini, eşini dostunu kapan İzmirliler Kordon olarak bilinen merkezdeki sahile doluşuyor. Yayılan örtülerde keyif yapıp, bira içiyorlar.
Asıl ismi Atatürk Meydanı olan ama herkesin Konak Meydanı diye bildiği yerde bulunan Saat Kulesi İzmir’in sembolü. 1901 yılında, Sultan Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yılı şerefine Sadrazam Küçük Said Paşa tarafından yaptırılmış. Zarif görünümüyle Konak Meydanı’nı bir inci gibi süslüyor. Hatta Gürcüler çok beğendikleri için bir kopyasını Batum’a dikmişler.
Yapımı esnasında ilk başta Paşa’ya üzerindeki zarif taş işçiliği için uygun olan taşın Hindistan’dan getirilmesi gerektiği söyleniyor. Fakat bir taş ustasının Denizli’de bulunan taş cinsinin yumuşak olduğunu ve kolay işlenebileceğini söylemesi üzerine, yapımında kullanılacak taşlar Denizli Sarayköy’den trenle Alsancak’a getiriliyor.
Kulenin saati de İmparator 2. Wilhelm’in İzmir’e hediyesi. Saat, ağırlık sisteminin çarkı döndürmesiyle çalışıyor. Zincirlere 5 kilogramlık ağırlıklar asılıyor ve bu ağırlıklar zinciri bir haftada aşağıya indiriyor. Bir hafta sonra görevliler tarafından zincirler yeniden kuruluyor ve saat çalışmasını bu şekilde devam ettiriyor. Yanlış bilmiyorsak…
Yapıldığı zamandan bu zamana kule, İzmir’de bir buluşma noktası. Akşam saatlerinde ışıklandırılan kulenin gecesi de gündüzü de ayrı güzel.
Konak Pier
Konak Pier’in, eski adıyla Gümrük Binası’nın, Paris’teki Eiffel Kulesi’nin de mimarı Gustave Eiffel’in elinden çıkma olduğu iddiasını duymuşsunuzdur. Hakkında yaygın olarak böyle söylense de, bunu doğrulayan hiç bir kanıt bulunamamış. Muhtemelen bir şehir efsanesi.
1890’de inşa edilen ve ilk zamanlarında gümrük binası olarak kullanılan yapı, 1960’lara gelindiğinde balık hali olarak kullanılmış. 2004’te restorasyon geçirerek içinde mağazalar, yeme-içme yerleri ve sinema olan bir alışveriş merkezine dönüştürülmüş. Modern çelik konstrüksiyonların ve camdan şeffaf çatının taş duvarlarla birleşimi, döneminin Avrupa mimarisi özelliklerini yansıtıyor.
Kemeraltı
Hisar Cami ile Başdurak Cami arasında kalan ve Agora’ya kadar uzanan, tarihi Roma Dönemine kadar giden İç Liman bölgesi, Kemeraltı diye anılıyor. Agora’nın hemen yanındaki Kemeraltı, İzmirlilerin çeyiz, düğün, sünnet gibi özel gün ve okul, ev, kıyafet gibi gündelik ihtiyaçlarını karşılaya geldiği geleneksel bir çarşı. İstanbul’daki Eminönü’nüne benzer bir rolü var. Türk turistlere pek cazip gelmese de yabancı turistler buranın egzotik havasına bayılıyor.
İzmir’in kaderini her zaman bir liman şehri olması belirlemiş. O kadar işlek bir limanmış ki 1750’lerden sonra İzmir talebe yetememeye başlamış. Çözüm olarak 1873’de İç Liman bölgesindeki Liman Kalesi yıkılarak ticari iskana açılmış. Böylece Kemeraltı çarşısı hayat bulmuş. Bu tarihi çarşı gün bugündür de İzmir’in ticari kalbi olmaya devam ediyor.
Kemeraltı’nın bir diğer tarihi önemi de İspanya’dan kovulan Seferad Yahudilerinin yerleştiği bölge olmasına dayanıyor. Avrupa’daki eski Yahudi mahallelerini gezmek yaygın bir deneyim olduğu gibi buraya da yabancılar gezmeye geliyor. Eskiden Havra Sokak etrafında 34 sinagog varmış, bugün sadece 8’i ayakta ama onların da çoğu aktif değil.
Kemeraltı sokaklarında kaybolup, atölye çalışmalarını izlemek, tarihi restoranlarında yemek yiyip kahvecilerinde közde Türk kahvesi içmek, hediyelik eşyacıları ve dükkanları gezmek, Osmanlı Dönemi’nin en güzel örneklerinden sayılan Hisar Camisi’ni ziyaret etmek ve tarihi hanlarını görmek mutlaka İzmir’de yapılacaklar listenizde olsun. Yalnız unutmadan altını çizelim, bu çarşıya uzunca bir zaman ayırmanız gerekecek. Sokaklar arasında ilginizi çeken yerlere giderek gezebilirsiniz. Çarşıya girişi konak saat kulesinin oradan yapabilirsiniz.
Kemeraltı’nın Tarihi Lokantaları
Kemeraltı, gurmelerin İzmir’deki favori durakları arasında yer alıyor. Bildiğiniz gibi esnafın yoğun olduğu her çarşıda ve sanayide her zaman uygun fiyata güzel yemek bulunur. Çünkü lokantalar her zaman esnafı daimi müşteri olarak kazanmak için yarış halindedir. Kemeraltı’nda da babadan oğula geçmiş, çok ünlü lokantalar buluyor. Çok sirkülasyon olduğu için yemekler hep taze ama maalesef öğlen 2-3 gibi bitiyor. Lokantalar da kapanıyor.
Agora Ören Yeri ve Smyrna Antik Kenti
İzmir’in adı da Smyrna’dan geliyor. Zamanla Simirni ya da Zmirni olarak geçen adın başına “i” takısı alarak “İzmirni” ve giderek de “İzmir”e dönüştüğü düşünülüyor.
Smyrna Antik Kenti tahminen MÖ. 3000’li yıllarda, önce bir Aiolis sonra da İon kenti olarak Bayraklı Höyüğü’nde kurulmuş. Büyük İskender (MÖ. 356–323) Doğu Seferi sırasında burayı da hakimiyeti altına almış ve Bayraklı bölgesine konuşlanmış halkı Kadifekale’nin güvenli eteklerine yerleştirmiş. Böylece şehri yeni yerine yani şimdiki merkezine taşımış. Hellenistik Dönem’de kurulan bu Yeni Smyrna, limana da sahip olan yeni yerinde şekillenmiş ve ticaretle de gelişmiş.
Büyük İskender’in ölümünden sonra kentler birliği dağılınca, Smyrna ve diğer Helen kentleri o dönem Suriye merkezli bir krallık olan Seleukoslar’ın hakimiyetine girmiş. MÖ 2. yüzyılda ortaya çıkan Bergama Krallığı bölgede kendini göstermeye başlayınca Smyrnalılar ona bağlılık göstermiş. Bergama Krallığı, Seleukoslar’dan tamamen kurtulmak için, dönemin giderek güçlenen gücü Roma’ya yardım çağrısında bulunmuş. Sonunda Smyrna, Bergama Krallığı’na bağlı ama iç işlerinde özgür, vergi muafiyeti olan, ticaret ve liman kenti haline gelmiş. İ.Ö. 138’de Bergama Krallığı’nın son Kralı Attalos III. vasiyet ile garantörlüğünü Roma’nın elinde bulundurduğu topraklarını Roma’ya bırakmış. Smyrna, en parlak dönemini Roma İmparatorluğu döneminde yaşamış.
Smyrna Antik Kenti aslında çok geniş bir alanı kapsıyor fakat antik kentin tiyatro, stadyum gibi diğer yapıları bugünkü gecekondu mahallesi altında kalıyor. O nedenle ortaya çıkarılmaları için bölgenin önce kamulaştırılıp sonra da kazı çalışmalarının yapılması gerekiyor. Smyrna Antik Kenti’nin günümüze kalan agorası ise Roma döneminden kalma. Kazı alanlarından çıkan eserleri İzmir Arkeoloji Müzesi’nde görebilirsiniz.
Eskiden halk agoralarda yönetim, siyaset ve ticarete dair konuları tartışmak için toplanırmış. Yani bir halk arenası. MS. 178’de, Smyrna’da çok büyük bir deprem meydana gelmiş ve kentin büyük bölümü harabeye dönmüş. MS. 2. yüzyılda Roma İmparator’un şehri vergiden muaf tutması ile kent yeniden imar edilebilmiş. İşte Smyrna Agorası da bu dönemde yapılmış.
Eskiden halk agoralarda yönetim, siyaset ve ticarete dair konuları tartışmak için toplanırmış. Yani bir halk arenası. MS. 178’de, Smyrna’da çok büyük bir deprem meydana gelmiş ve kentin büyük bölümü harabeye dönmüş. MS. 2. yüzyılda Roma İmparator’un şehri vergiden muaf tutması ile kent yeniden imar edilebilmiş. İşte Smyrna Agorası da bu dönemde yapılmış.
Ziyaret saatleri, 1 Nisan – 1 Ekim tarihleri arası 10.00-19.00, 1 Ekim – 1 Nisan arası 08.30 – 17.30. Pazartesileri kapalı. Müzekart geçerli.
Kadifekale
Helen, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait izler taşıdığı ve şehre hakim, harika bir manzaraya sahip olduğu için, özellikle de gün batımında, çok güzel bir ambiyansa sahip. Ama şehrin çok da tekin bir mahallesi olmadığından İzmirliler çok uğramıyor.
Tarihi Asansör
Asansör’ün İzmir kent kültüründeki yeri tarihi öneminden bile büyük. 1907’de Nesim Levi tarafından yaptırılan kuleli asansör, Nihatbey Caddesi’ni 40 metre yükseklikteki Halil Rıfat Paşa Caddesi’ne bağlıyor. Zamanında asansör kulesinde iki asansör bulunur, bunlardan soldaki buharla, sağdaki ise elektrikle çalışırmış. 1985 yılında gerçekleştirilen restorasyonla her iki asansör de elektrikle çalışır duruma getirilmiş.
Asansörün Halil Rıfat Paşa Caddesi’ne ulaştığı yerde demir konsollar ile taşınan ahşap bir balkon bulunuyor. Asansörle yukarıya çıkarak buradaki seyir terasından İzmir’in panoramik manzarasına bakmak bir İzmir klasiği. Gün batımı da çok güzel. Ayrıca asansörde bir restoran ve bir cafe de bulunuyor. Cafe idare eder ama restoran daha başarılı. Elbette siz burada oturmak zorunda değilsiniz manzaranın keyfini çıkardıktan sonra aşağıya inebilirsiniz. Aracınız yoksa Konak Bahri Baba otobüs durağından otobüslere binip Asansör durağında inebilirsiniz.
"Her akşam vodka, rakı ve şarap, içtikçe delirir insan olur harap, kurtar beni bundan ne olursun ya rab, bitsin korkunç serap!"
Birçoğumuzun bildiği bu dizelerin sahibi Dario Moreno veya tam adıyla David Arugete Moreno. Kendisi İtalyan-Yahudi asıllı bir Türk gitarist, piyanist ve sinema oyuncusu. İzmir’de yaşamış olan en büyük sanatçılardan biri. Asansörden inince kapı, Dario Moreno’nun bir dönem yaşadığı evin bulunduğu meşhur Dario Moreno Sokağı’na açılıyor. Bu sokak, sağlı sollu eski Rum evleri, tatlı cafeleri, hediyelik dükkanları ile dolu kısa ama keyifli bir sokak. Buradaki cafelerde, bir kahve molası verebilirsiniz.
İzmir’in Meşhur Sokak Lezzetleri: Kokoreç, Midye, Kumru, Söğüş…
Sanırım Türkiye’nin sokak lezzetleri ile meşhur şehri İzmir. Ülkenin en iyi kokoreç ve söğüşçülerinin İzmir’de olduğu söyleniyor. İstanbul’da midye mekanları açılmadan çok önce İzmirliler Kordon’da midye keyfi yapıyorlardı. Kumru İzmir’den çıkıp, ülkenin favori fast foodlarından birisi oldu. Keza içi akışkan çikolata dolgulu bomba da. Daha bunun lokması, çöpçüsü var…
İzmir Gece Hayatı
İzmir’in en güzel yanlarından birisi 365 gün yaşayan bir gece hayatının olması. Kıbrıs Şehitleri’ne bağlanan Muzaffer İzgü ve Gazi Kadınlar üzerindeki tarihi konaklarda çeşit çeşit bar, canlı müzik mekanı, birahane bulunuyor. Bazen Kültürpark’ta elektronik müzik partileri de oluyor. En beğendiğimiz mekanları İzmir Gece Hayatı yazımızdan okuyabilirsiniz. Biz Gazi Kadınlar Sokağı’ndaki mekanlardan hiç hoşlanmadık. Muzaffer İzgü Sokak’takiler çok daha tercih edilesi mekanlar.
Kültürpark
İzmir merkezdeki devasa bir yeşil alan olan kültürpark şehrin ilk fuar alanı olmasının yanında kent sakinlerinin yürüyüşe, gezmeye geldiği, çocuklarını oynattığı bir park. İçinde bir de lunapark var.
1936’de açılan parkın içinde tiyatrolar, kültür sanat ve eğlence mekanları da var. Fuar alanı 90’larda Kültürpark’a sığmamaya başlayınca, belediye fuar için Gaziemir’de yeni bir bina yaptırmış ama İzmir Enternasyonal Fuarı hala burada yapılyor.
Şimdilerde burası, içinde çeşitli müzelerin, galerilerin, spor alanlarının olduğu çeşitli etkinliklerin gerçekleştiği popüler bir rekreasyon alanı. Parkın içinde koşu parkuru, spor salonu, tenis kulübü ve evlendirme dairesi de var.
İzmir Enternasyonel Fuarı
Geleneksel olarak her yıl Eylül ayının ilk haftasına denk gelen İzmir enternasyonel fuarı ismi gereği kulağa sadece ticari bir etkinlik gibi geliyor ama aslında büyük bir şehir festivali.
Önce ticari boyutundan başlayalım. İlk olarak 1923 yılında Atatürk’ün yönlendirmeleriyle başlamış ve neredeyse 100 yıldır, savaş, ekonomik kriz demeden gerçekleşmeye devam ediyor. Türkiye ekonomisinin canlanması, dünyadaki diğer ekonomiler ve kültürlerle ortak bir paydada buluşulması için önemli bir platform olagelmiş.
Tüm bunlar bir yana, bir de eğlence, kültür-sanat boyutu var. Her sene İzmirlilerin dört gözle beklediği, tiyatroların, konserlerin, sergilerin, sokak gösterilerinin, film gösterimlerinin, caz gecelerinin de olduğu gerçek bir festival.
Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi
Karşıkaya
Karşıyaka ise İzmir’in Anadolu Yakası gibi. Konak ilçesinin tam karşısında, İzmir Körfezi’nin öteki ucunda bulunduğundan ismi Karşıyaka olmuş. Buraya ulaşım için tavsiyemiz, aşağıda da bahsettiğimiz vapuru kullanmanız. Karşıyaka’da uğrayabileceğiniz noktalar;
Bostanlı Sahili: Bostanlı Karşıyaka’nın sahil semtlerinden. Yani Konak için Alsancak ne ise Karşıyaka için Bostanlı da o. Burada yapılacak en güzel iki şey, herhangi bir kafede veya barda takılmaca veya İstanbul’un Caddebostan sahiline benzeyen sahil kenarındaki taşlık alanda oturup gün batımını izlemece.
Karşıyaka Çarşısı: Karşıyaka İskele’nin karşı sokağında bulunan, dükkanlar, kafeler, kitapçılar, mağazalar, restoran ve kafelerin sıralı halde sağlı sollu cadde boyunca uzandığı çarşı.
Latife Hanım Köşkü Ve Anı Evi: Uşakizadelerin yazlık köşkü olarak 1860’lı yıllarda yapılmış, Atatürk’ün annesi Zübeyde hanımın ömrünün son günlerini geçirdiği ve vefat ettiği yer olan Latife Hanım Köşkü ve Anı Evi. Köşk, restore edilerek 2008’de anı evi olarak ziyarete açılmış. Müzede o döneme ait olan eşyalar ve Yılmaz Büyükerşen tarafından yapılan balmumu heykelleri bulunuyor. Yaz dönemi Pazar günleri hariç diğer günler, kış dönemi pazartesi günleri hariç diğer günler 09.00-18.00 saatleri arasında ziyarete açık. Giriş ücretsiz.
Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı ve Zübeyde Hanım Anıt Mezarı: Karşıyaka Alaybey sahilinde, Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı’nı ve Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın anıt mezarını da ziyaret etmeyi düşünebilirsiniz.
İzmir’deki Diğer Gezilecek Yerler
Çeşme & Alaçatı
Çeşme sadece Alaçatı sokakları, sörf noktaları ve beach club’lardan oluşmuyor. Burası merkezden Ilıca’ya, Ovacık’tan Paşalimanı’na, Ildırı’dan, Şifne’ye kocaman bir bölgeyi kapsıyor.
Bodrum merkeze benzeyen ve kuru kalabalıklardan oluşan Çeşme merkez çok enteresan değil kabul ama özellikle Çeşme’nin Alaçatı kadar Ilıca ve Ildırı gibi diğer sakin bölgeleri de ayrıca keşfedilesi yerler. Özellikle de Ildırı, balık keyfi için, Ilıca ise çocuklu ailelerin deniz keyfi için ideal noktalardan. Şifne’de ise gün batımına karşı sahilde kumlar üzerinde balık yiyebileceğiniz salaş ama keyifli birçok mekan var. Germiyan Köyü ise Türkiye’nin ilk “slow food” noktası.
Alaçatı’ya gelirsek, burası Ege’ye özgü zarafeti ile lüksü birbirine harmanlayan, Bodrum ile birlikte Türkiye’nin en gözde iki tatil yerinden birisi.
Kendini şımartmak, felekten bir tatil yapmak isteyenler için güzel restoran ve butik otellerinden, konsept beach clublarına biçilmiş kaftan. Cumbalı taş evleri, begonvil dolmuş sokakları ile her köşesi bir Instagram karesi. Aynı zamanda dünyadaki en iyi rüzgar sörfü noktalarından birisi olduğu için sörf kültürünün de kalelerinden.
Urla & Urla Bağ Yolu
İzmir’den Alaçatı’ya giderken yolunuzun üzerinde kalan Urla, Rumlardan kalma taş konakları, şehre yakın bir sayfiye yeri oluşu, kaliteli yeme-içme imkanları ve ünlü bağları ile son senelerde her Ege’ye taşınma hayali olan şehirlinin hayallerini süsler oldu.
Zamanınız sınırlıysa en azından yarım gün ayırıp Bağ Yolu’ndaki şaraphaneleri turlamayı düşünmelisiniz.
Rivayete göre Urla’nın bağları o kadar ünlüymüş ki, şarapları rekabette yenik düşen Roma imparatoru Urla bağlarının yakılmasını emretmiş. Buradan Urla’da şarapçılığın ne kadar köklü olduğunu anlıyoruz. Elinizdeki harita ve yollardaki yönlendirmeleri takip ederek Urla’daki şarap üreticilerini gezebiliyorsunuz. Bağları ve tesisleri dolaşıp, şarap tadımı ve alışverişi yapabiliyorsunuz. Bazılarında yemek de yiyebiliyor hatta konaklayabiliyorsunuz.
Selçuk, Menderes, Seferihisar, Urla, Çeşme ve Karaburun’da da üzüm bağları ve benzer yapılanmalar var ama en ünlüsü Urla’daki.
Ayrıca Urla’nın, İzmir’in yükselen kitesurf ve gastronomi noktalarından olup ve enginarı ile ünlü olduğunun da altını çizelim.
Seferihisar & Sığacık
Türkiye’nin ilk “yavaş şehri” yani citta slow’u olarak bilinen Seferihisar’a bağlı küçük bir kaleiçi kasabası olan Sığacık da bir tam gününüzü ayabileceğiniz noktalardan. Buraya geldiğinizde, çoğu butik otele dönüştürülmüş avlulu, cumbalı, tahta panjurlu taş evlerle dolu keyifli sokaklarını gezebilir, her Pazar kurulan pazarından alışveriş yapabilir, Teos Antik Kenti’ni gezebilir, restoranlarında balığın ve deniz ürünlerinin tazesini bulabilirsiniz.
Karaburun & Mordoğan
Foça ❤
İzmir’in, adını fok balıklarından alan, sakin ve huzur dolu bir kasabası olan Foça, tarihi, arkeolojik değerleri, mutfağı ile İzmir’in görülesi ilçelerden biri. Yarım gününüzü ayırıp küçük ilçe merkezini gezmek, sakin bir gün geçirdikten sonra akşamı, balık keyfine bağlamak için ideal yer.
Efes Antik Kenti ❤
Selçuk ilçesinde yer alan Efes Antik Kenti, hiç şüphesiz bir İzmir klasiği. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan, M.Ö. 3.000 yıllarında kurulmuş olan, Celsus Kitaplığı, Hadriyan Tapınağı, Skolastika Hamamı, Mermer Caddesi, Artemis Tapınağı ve amfi tiyatrosu ile döneminin en zengin şehirlerinden olan Efes Antik Kenti’ni, antik kente komşu olan Meryem Ana Evi gibi Hristiyanlık için önemli olan hac merkezlerini gezmeden İzmir’den dönmek olmaz.
Efes Antik Kenti MÖ 8600 dönemine basit bir yerleşim olarak başlamış. Yüzyıllar içinde büyüyerek döneminin en önemli dünya başkentlerinden birisi olmuş.
Kurulduğu İzmir’in Selçuk ilçesinin Anadolu’nun en verimli topraklarından birisi olması, ticaret yollarının buradan geçmesi, ve dünyanın doğusu ve batısını birbirine bağlayan bir limana sahip olması sayesinde şehir çok gelişmiş. Altın çağını ise MÖ 129’da Roma İmparatorluğu’na bağlandıktan sonra görmüş. Asya Eyaleti’nin başkenti olmuş. Bu dönemde (MÖ 2.-1. yüzyıl) Efes 200.000 kişiyi aşan nüfusu ile bir çağının en büyük metropollerinden birine dönüşmüş.
Şehirde biriken zenginlik mimariye de yansımış. Tekrar ayağa kaldırılarak sergilenen Celsus Kütüphanesi’nin ihtişamından ne kadar etkileyici bir şehir olduğunu tahmin etmek mümkün. Roma ile yarışır nitelikte olduğu söyleniyor.
Şehrin güzelliği ile en meşhur yapısı ise, şehir Romalıların eline geçmeden önce, MÖ 550’de Lidya kralı Creseus tarafından yaptırılan ve dünyanın 7 harikası arasında yer alan Artemis Tapınağı. Maalesef bugün tapınaktan sadece geriye bir kaç parça taş ve sonradan birleştirilmiş bir sütun kalmış. Bir Yunan tanrıçası olan Artemis’in Anadolu’nun bereket tanrıçası Kibele’nin devamı olduğu, Yunan kültürüne sentezlendiği düşünülüyor.
Efes pek çok din ve ırktan insana ev sahipliği yapıyordu. Buradaki hoşgörü ortamına güvenen Aziz Yuhanna takriben MS. 36 yılında İsa’nın kendisine emanet ettiği annesi Meryem’i, İsa’nın Kudüs’te çarmıha gerilişinin ardından güvende olması için buraya getiriyor. Bugün Meryem Ana’nın yaşadığı ev dünyanın dört bir köşesinden gelen Hristiyanlar tarafından ziyaret edilen bir hac noktası.
Amazon Kadınları Kurduğu Efsanesi
Efes’in ilk olarak tarihte amazon adıyla anılan kadın savaşçılar tarafından kurulduğu ve hatta isminin Arzawa (Ana Tanrıça Kenti) Krallığı’nın bir şehri olan Apasas’tan geldiği rivayet edilir. Bu döneme dair çok net bilgiler bulunmasa da uzun yıllar bu bölgede yerli halkın yaşadığı düşünülüyor.
Beylikler ve Osmanlı Dönemi
1304 yılı itibariyle Türk beyliklere geçen Efes’te 98 yıl boyunca refah sürse de 1402 yılında Moğol saldırılarında nasibini alır ve büyük tahribata uğrar. 1425 yılında ise şehri Osmanlı fetheder. Bu noktadan sonra Efes büyük bir hızla önemini yitirir ve 20.yy a geldiğimizde Menderes Nehrinin taşıdığı kumlar ovayı genişletmiştir. Bir sahil kenti olan Efes artık denize 5km kadar uzaklıkta kalır.
Ne Zaman Gelmeli?
Sene boyu rahatlıkla gezebileceğiniz Efes’in bizce en güzel vakti doğanın yeşillenmesi sebebiyle Mayıs ayı.
Çoğu ziyaretçi ise yazın geliyor ancak İzmir sıcağında Efes’i gezmenin zorlayıcı olabiliyor.Eğer siz de yazın geliyorsanız en güzeli kapılar ilk açıldığında burada olmak. Hem sıcaklık açısından rahat edersiniz, hem de kalabalıklar basmadan rahatça fotoğraf çekersiniz. Çantanıza mutlaka su, güneş kremi ve şapka bulundurun.
Efes Antik Kenti’ni Gezmek Ne Kadar Sürer?
Buraya en az 2-3 saatinizi ayırmalısınız. Kulağınıza çok gelebilir ama bir metropol gezdiğinizi unutmayın. Rehberli yürüyüş turu da 2 saat sürüyor. Eğer hem Efes Antik Kenti’ni hem de çevredeki Meryem Ana Evi, Artemis Tapınağı gibi diğer önemli noktaları da gezecekseniz tur 4-5 saati buluyor.
Efes Antik Kenti’ne Giriş Ücretli mi?
Evet. Herhangi bir indirim de yok.
Şirince
İzmir’in Selçuk ilçesinde bir dağ köyü olan Şirince şüphesiz Türkiye’nin en estetik köylerinden. EN…
Aslına bakarsanız köy demeye dilimiz de gitmiyor bir yandan. Orada yaşayan bir tanıdığımızın söylediği gibi daha çok bir film setine benzeyen suni bir yanı da var.
Esnafın çoğu dışarıdan gelmiş, eskiden ailelerin oturduğu taş konaklar çoğunlukla butik otel ya da restoran/ kafe olmuş, köylülerin tezgahındaki yöresel mahsullerin çoğu kendi üretimi bile değil… Sanki her sabah herkes setinin başına geçiyor, akşam turistlerin gitmesi ile dağılıyor…
Ama güzel mi derseniz, mimarisi, doğası, hissiyatı, her şeyi çok güzel.
Zaten turistik köy, hatırlarsanız 2012’de Mayaların kıyamet senaryoları sayesinde iyice köpürmüştü. Söylenene göre Şirince dünyada kurtulan 2 yerden biri olacaktı.
Kıyameti bilmem de tanrıların Şirince’ye bir topril geçtiği kesin;
– Çok güzel,
– Şarapçılık var,
– Matematik Köyü ve Tiyatro Medresesi burada,
– Tabela kirliliği ise yok…
Biz kafa dinlemek için sakin ama bir yandan da hareketli yerleri tercih edenlerseniz, burası tam yeri. Tam kitap yazmalık. Zaten Paulo Cuelho da, yanlış hatırlamıyorsam, Zahir’i yazmaya burada başlamış.
Şirince Şarapları 🍷
Şirince’yi turistik destinasyonlar arasında ön plana çıkaran şeylerden biri şarapları. Bununla birlikte sommelierler (şarap eksperleri) genelde meyve şaraplarına burun kıvırırlar, onu da belirtmeden olmaz. Ama şişe şişe alanları da göreceksiniz. Seven de deli seviyor işte…
Burası aslında bir Rum Köyü olduğundan burada zaten bir şarap kültürü varmış, ama nasıl olduysa olay meyve şaraplarına kaymış; elma, çilek, muz, şeftali, kavun… Çoğunun gerçek meyve şarabı olmadığı, aroma katılmış şaraplar olduğu söyleyor.
Açıkçası ben de meyve şaraplarını sevmiyorum ama madem buranın olayı meyve şarabı, gelmişken bi deneyin derim. Önerim iyi soğutulmuş bir nar şarabı, içimi roseye benziyor ya da dijestif yerine vişne şarabı.
Birçok şarap evi var ama en doğru adres Hera Şarap Evi.
İZMİR PLAJLARI – YÜZMEK İÇİN EN GÜZEL KOYLAR
“Tatile İzmir’e gidiyoruz, nerede denize girelim?”
İzmir’de insanın canı yeter ki denize girmek istesin… İzmir’de her telden insana göre bir mavi var; civcivli mavi, tenha mavi, gösterişli mavi, sade mavi, ıssız mavi, gelişmiş mavi…
47 mavi bayraklı plaja ve dünyanın en iyi sörf spotlarına sahip olan İzmir’de denize doymak isteyenler için mavinin her tonunu içeren güzel bir yüzme yerleri listesi çıkardık.
Karaburun Plajları (Mimoza Koyu)
Burası Karaburun merkezinin en güzel koylarından biri. Dalga yok, rüzgar yok. Çakıltaşlı bir sahili var. Ayrıca hiçbir zaman rahatsız edici bir kalabalık olmuyor. İşletme bakımından da az sade. Kafa dinlemelik.
Dolungaz Koyu
Buraya Karaburun’nun çadırı kapıp gelmelik koyu diyebiliriz. Mimoza ve Bodrum Koyları kadar bilindik olmasa da en az onlar kadar güzel bir koy. Turistik tesis ve işletme bulunmadığından hazırlıklı gelmekte fayda var.
Ayıbalığı Koyu – Mordoğan
Turkuaz renkli suyu ile İzmir’in en mavi köşelerinden biri. Fakat baştan uyaralım su oldukça soğuk. İşletme olara koyda Alya ve Seal Beach var. Buranın keyfini çıkarmak için en güzel ay ise Eylül.
Sazlıca Koyu (foça)
Dikili’nın kıyısındaki Kalem Adası ve onun arkasındaki Garip Adaları yüzmek için muhteşem ama maalesef buralara erişmek pek de kolay değil. Çünkü;
1. Ana kara ve Kalem Adası arasındaki deniz biraz balçıklı ve yüzmek için çok da muhteşem değil.
2. Kalem Adası’na geçebilirseniz burada yüzebilirsiniz. Eğer illa tesis isteyenlerdensiniz adada Oliviera isimli bir resort var. Ücret karşılığı girebilirsiniz. Oraya gidiyorsanız ücretsiz transferleri de var. Eğer gitmiyorsanız, adanın hemen karşısında bir liman var. Oradan tekne ayarlayabilirsiniz.
3. En ama en güzel yer Kalem ve Garip adalarının arasında kalan Akvaryum Koyu. Yani fotodaki yer. Burası için de tekne kiralamalısınız. Elbette küçük gruplar pahalıya gelir.
Pissa Koyu(Dikili)
Ilıca Plajı(Çeşme)
Burası, dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen ılıca kaynaklarının bulunduğu ince kumlu dev bir plaj. Km lerce uzanan plajda hem halka açık yerler hem de birçok işletme var. Özellikle çocuklu aileler için çok uygun. Çünkü sığ alan oldukça fazla ve dalgalarla oynamak büyük küçük herkes için eğlenceli.
Delikli Koy
Kendine has kırık beyaz kayaları, masmavi denizi ve sessiz sakin ortamıyla burası Alaçatı’nın kalabalık ve civcivli ortamının antitezi bir yer. Herhangi bir işletme yok. Buraya şahsi aracınız dışında ulaşım da yok. Sörf okullarının ters istikametine doğru Port Alaçatı’nın 5 km uzağında.
Altınkum Plajı
Çeşme’nin güneyinde kalan bu 3,5 kilometrelik altın sarısı plaj, buz gibi soğuk suyu ile biliniyor. Ücretsiz halk plajı da var ama Fun Beach gibi çok popüler beach club’lar da…Elbette her şekide şezlong ve şemsiye kirası için en az bir 40 TL’yi gözden çıkarmak gerekiyor. Bu plajda biraz park sorunu da olduğunu belirtelim.
Ovacık Plajı
Meşhur işletme Before Sunset Beach’in de bulunduğu plaj. Ama burada ücretsiz bir halk plajı olan Azmak Plajı da bulunuyor. Denizi çakıl taşlı ve sakin. Suyu çok berrak.
O kadar ki yüzen balıkları görebiliyorsunuz. Suyu oldukça soğuk olduğunun da altını çizelim.
İZMİR’DE NE YENİR, NEREDE YENİR?
Ege mutfağının başkenti İzmir’de ne yenir?
Liste uzun. Envai çeşit ot yemekleri, Girit mezeleri, rakı-balık sofraları ile İzmir sefanın adresi. Boyozu, Bergama tulumu, kumrusu ile kahvaltısı başlı başına bir ekol. E daha bunun çöp şiş, sakatat, midye dolma ve atom gibi sokak lezzetleri var… Şimdi sizi bunları yemek için İzmir’deki en doğru adreslere götüreceğiz.
Söğüş 👉 Söğüşçü Cimbom
Sakatatın, İzmir mutfağında önemli bir yeri var. Genellikle, söğüş, ciğer, kokoreç, kelle-paça, dil gibi lezzetler öne çıkıyor. Söğüş ise, bütün parça halinde kaynatılıp soğuk olarak yenen beyinden oluşuyor.
Söğüşçü Cimbom, Konak
İzmir’de söğüş, tarihi Kemeraltı’ndaki, neslillerdir bu işi sürdüren, esnafın müdavimi olduğu Söğüşçü Cimbom’da yenir. Adres: 855, Konak Mahallesi, Sokak No:17/A Kemeraltı, 855. Sk., 35250 Konak Tel: (0232) 445 64 82
Meşhur Hisar Söğüşçüsü, Konak
Kemeraltı’nın en sevilen söğüşçülerinden biri de 1975’ten beri işleyen Meşhur Hisar Söğüşçüsü. Adres: 899. Sk. No:39, 35250 Konak
Kahvaltı Kumrusu ve Gevrek 👉 Seyyar Simitçilerde
İzmir kahvaltılarının bir diğer klasiği de İzmir’in meşhur susamlı kumru ekmeğine hazırlanan İzmir tulumlu, domatesli, sivri biberli enfes sandviç. Hemen hemen sokaktaki her simitçide satılır. İzmir simitçileri bu hizmetleri ile ülke genelinde çıtayı yükseltmişlerdir.
Bildiğiniz gibi İzmirliler, simite gevrek diyorlar. Gevreğin, bildiğiniz İstanbul simitinden farkı, iki kez pişirildiğinden ve ona göre daha ince olmasından dolayı, daha çıtır çıtır, adı üstünde daha gevrek olması. Bir diğer önemli İzmir simitçisi farkı ise haşlanmış yumurta, zeytin gibi kahvaltı tamamlayıcılarını da satın alabilmenizdir.
Tarihi Zeynel Ergin Gevrek Fırını, Konak
Soğuk kumruyu tarihi Zeynel Ergin Gevrek Fırının’dan deneyebilirsiniz. Hangi İzmirliye sorsanız, sorun size İzmir’in en iyi soğuk kumrusu ve gevreğinin burada yeneceğini söyler. Eskiden sadece alışverişinizi yapıp çay içebileceğiniz bir taş fırınmış şimdi ise kahvaltı da edebileceğiniz bir kafesi de var. İzmir’de her yerde, her tezgahta gevrek bulunur ama gevreğin hası, da tarihi Zeynel Ergin Gevrek Fırının’dan alınır. Adres: Alsancak, 1466. Sk. no: 2, 35220 Konak Tel: (0232) 403 40 04
Sübye 👉 Alsancak Dostlar Fırını
Midye Dolma 👉 Kordon’da Seyyar Satıcılar
Serkan Hamza Midye ve Balık, Balçova
Kordon boyunca, Alsancak’ta ve Kemeraltı’nda her yerde midye dolma bulabilirsiniz fakat son zamanlarda İzmir’de midye dolma deyince öne çıkan isim, sıcak ve taze midyenin adresi, Balçova’daki Serkan Hamza Midye ve Balık. Midyecinin Çeşme’de de bir şubesi var. Adres: İnciraltı, Başak Sk. No:53, 35330 Balçova Tel: 0535 261 40 39
Enginarlı Midye Dolma, Çeşme
Ildır’ı tarafına giderseniz bu aile tezgahından midyeden deneyin deriz. Baba midyeyi kendi topluyor, anne kendine özel tarifi ile midyeleri enginarlı piriçinle dolduruyor, oğulları da sokakta satıyor. Seyyar olduğu için bulmak zor olabilir, ama konum ve telefon bilgisi ile öyle ya da böyle ulaşırsınız. Tel: 0507 1842356
Kokoreç 👉 Kokoreççi Asım Usta & Kokoreççi Baki
İzmir sakatata bayılıyor. Kokoreç İzmir’in favori lezzetlerinden. Koyun veya kuzunun ince bağırsağının ızgara edilmiş hali. Fakat buradaki kokoreç, diğer yerlerdeki gibi satırla kıyılmış olmuyor. Halka veya madalyon şeklinde kesilmiş oluyor. Daha sonra madalyon büyük parçalar kalacak şekilde doğranıyor. Böylece kokorecin aroması çok daha ortaya çıkmış oluyor.
Kokoreççi Asım Usta, Bornova
İzmir’de kokoreçin en iyi adreslerinden biri Çamdibi’ndeki Kokoreççi Asım Usta. Buradaki kokoreç ta İstanbul’daki fine dining restoranların menüsüne girecek kadar meşhur. İstanbul’daki çoğu klas mekanın menüsündeki kokoreç Asım ustadan gitme. Adres: Rafet Paşa, Burak Reis Cd. No:226A, 35500 Bornova Tel: (0232) 462 02 14
Kokoreççi Baki, Karşıyaka
Karşıyaka’daki Kokoreççi Baki de İzmir’de kokorecin en popüler adreslerinden. Kuzu kokoreci şişten ayırdıktan sonra bir daha ızgarada pişirmeden ekmeğe koyuyor. Yani kokoreci o kadar yumuşak ki ek bir pişirmeye ihtiyac duymuyor. Toplam 3 şubesi var. Biz Karşıyaka’daki ilk şubesini veriyoruz. Adres: Şemikler, 7400/8. Sk. No:2, 35570 Karşıyaka Tel: (0232) 330 59 18
Uğur Kokoreç & İnegöl Köfte, Karşıyaka
Yine Karşıyaka’daki Uğur Kokoreç & İnegöl Köfte de kokoreci başarılı yerlerden. İlk ikiye girmese de ilk beşe kesin girer. Geç saatlere kadar açık olması en büyük artısı. Ayrıca kokorece ek olarak, İnegöl köfte, uykuluk, kemalpaşa tatlısı gibi yan lezzetler de bulabilirsiniz. Adres: Şemikler, Erdoğan Akkaya Sk. No:37, 35560 Karşıyaka Tel: (0232) 330 00 95
Kartal Kokoreç, Bornova
Kartal Kokoreç de Hürriyet’in sıralamasında Türkiye’nin en iyi 3. kokoreççisi seçilmiş kokoreççi. Kuzu kokoreci iri kıyım servis ediyor. Asım ve Baki’ye göre biraz daha yağlı bir eti var. Adres: Gazi Osman Paşa, 35500, Kamil Tunca Cd No:47, 35090 Tel: (0232) 435 48 35
Rakı-Balık 👉 Boğaziçi Restaurant & Deniz Restoran ❤❤❤
Üzümün en güzel hali olan rakı ve balık yan yana geldi mi akan sular durur. Hele bir de İzmir’deyseniz, sofranıza denize karşıysa… İzmir merkezde rakı-balığın en popüler adresi yan yana dizilmiş balıkçıları ile elbette Kordon. Ama merkezden çıktıp, sahil kasabalarına gittiniz mi zevkiniz katmerleniyor. O yüzden hem Kordon’dan, hem de merkezin dışındaki yerlerden en sevilen balıkçıları sizin için derledik.
Bol Ege otları, en lezzetli deniz mahsülleri, en taze Ege balıkları ile kurulan rakı sofralarından kalkmak istemezsiniz. İzmir’de kurulmuş bir rakı sofrasının olmazsa olmaz mezeleri ve balıkları arasında, pilaki, barbun, çipura, sardalya buğulaması, midye salma pilavı, midye kızartması, midye dolması gibi seçenekler var.
Yengeç Restoran, Urla
Yengeç Restoran’ın mezeleri başka hiç bir yere benzemiyor. Deniz tarağı gibi nadiren menülerde yer bulan deniz ürünlerinden, farklılaştırılmış lezzetler var. Ballı kalamarı ve ahtapot vantuzu çok meşhur. Bilge’nin favorisi levrek simit. İnanamayacağınız çeşit ve orjinallikteki menüye bir göz atın deriz. Rezervasyon yaptırmayı unutmayın. Adres: İskele, 2121. Sk. No:6 D:1, 35430 Urla Tel: 0232 752 1152
Ferhat Büfe Balık Ekmek, Yalı
Balık ekmek sevmeyenler bir de burada yemeyi deneyin. Sadece sardalya yapıyorlar. Çok kalabalık oluyor sırada beklemek istemezseniz ulaşmadan birkaç dakika önce arayarak telefonla sipariş verebilirsiniz. Güzelbahçe de deniz kenarında ucuz ve lezzetli yemek yiyebileceğiniz yerlerden. Adres: Yalı Mahallesi, Mithatpaşa Cd. No:463, 35310 Güzelbahçe Tel: 0 232 2346064
Ergin Pansiyon & Restoran, Karaburun
Burası bizi bizden aldı. İzmir’in en güzel koylarından Mimoza Koyu’nda denize sıfır, bir temiz, leziz, relax bir işletme. İsterseniz kumlara da masa atıyorlar. Gündüz gidip o denizden çıkmamacasına yüzmeli, aşkam burada rakı balığa bağlamalı. Deniz cumartesi bile çok kalabalık olmuyor ama restorana rezervasyon yaptırın deriz. Bizim İzmir’deki favori kaçamağımız oldu. Adres: İskele, Liman Cd. No:6, 35960 Karaburun Tel: (0232) 731 30 78
Kemer 6 Balık Restoranı, Kemeraltı
İzmir’de lezzetli ve uygun fiyata deniz balığı yiyebileceğiniz salaş Kemeraltı mekanlarından. Mezgit şiş, dil balığı şiş, balık börek, kalamar…Hepsi taze ve güzel pişmiş geliyor. Yalnız mekanda alkol yok. Adres: Konak Mahallesi, 861. Sk. No:16, 35250 Konak Tel: (0232) 445 21 92
Cızz Bızz Balık Evi, Kemeraltı
Cızz Bızz da Kemer 6 gibi uygun fiyatlı, ye kalk usulü çalışan bir balıkçı. Mezgit şiş, dil balığı şiş gibi kızartma balıkları lezzetli. Burada da alkol yok. Adres: Güzelyurt, 871. Sk. No:92, 35250 Konak Tel: (0232) 489 17 53
Tarihi Lokantalar 👉 Mahmut Usta, Abbasın Yeri, Bizim Lokanta & Bizim Mutfak Ege Yemekleri
İzmir’in Kemeraltı bölgesi, İzmir merkezin ticaret hayatının kalbinin attığı yer. Dolayısıyla da burada esnaf yemeği kültürü çok gelişmiş. Haliyle de bu bölge, çok lezzetli ev yemekleri bulabileceğiniz, tarihi Esnaf lokantaları ile meşhur. Hiçbirinde menü yok. Günlük olarak yapılan yemeklerden gözünüzle seçim yapıp tepsinize alıyorsunuz. Hepsinin ortak özelliği, yemeklerin lezzetli, taze, porsiyonu bol ve uygun fiyatlı olması. ÖNEMLİ: Akşamları açık değiller. Öğle yemeğinde gitmelisiniz. Geç kalırsanız çeşit kalmaz.
Esnaf Lokantası Mahmut Usta
Şimdi bahsedeceğimiz bu 4 esnaf lokantası, Kemeraltı’nın göz bebeği yerler. Dördü de aynı ailenin kardeşleri tarafından işletiliyor. Biz aralarından Mahmut ustayı deneme fırsatı bulduk ama hepsi de birbirine yakın mesafede bulunuyor ve birbirinden lezzetli günlük yemekler çıkarıyor. Porsiyonlar oldukça doyurucu. Adres: Kemeraltı Çarşısı, 876. Sk. No:45, 35250 Konak Tel: (0232) 484 54 83
Bizim Mutfak Ege Yemekleri
Aralarında, ortamı en keyifli olan bu lokanta. Çok tatlı bir avlusu olan bir pasajda kalıyor.
Bizim Lokanta
Nohutlu işkembe, kelle paça çorbası, ördek, kaz ve hindi etinden oluşan ördek çorbası ve balık çorbası gibi spesiyalleri olan bir esnaf lokantası. Ördek ve balık çorbası dönüşümlü olarak yapılıyor gitmeden önce arayıp hangi günler yapıldığını öğrenebilirsiniz. Adres: Konak, 911. Sk. No:4, 35250 Konak Tel: (0232) 484 42 79
Abbasın Yeri
Yukarıda saydığımız tüm lezzetleri bulabileceğiniz dördüncü esnaf lokantası da Abbasın Yeri. Adres: Konak, 902 Sk. No:24 Hisarönü – Kemeraltı, 35250 Konak Tel: (0232) 489 89 47
Ot Yemekleri 👉 Beğendik Abi & Morisi
İzmir’de her rakı balık restoranında, her meyhanede ve her esnaf lokantasına, mutlaka birkaç çeşit ot yemeği bulmayı bekleyebilirsiniz. Bu ot yemekleri, Girit ve Rumelili göçmenlerin mutfak kültüründen İzmir mutfağına miras kalan lezzetler. Ebegümeci, ısırgan, cibez, turpotu, kabak çiçeği dolması, şevketi bostan, radika, deniz börülcesi, hardal otu, kuzu kulağı, semizotu, kuşkonmaz, arapsaçı, pazı, ıspanak… Hepsinde otlar, çok fazla haşlanmadan zeytinyağında pişiriliyor. Kimisi borani şeklinde yoğurtla kimisi limon ve sarımsak ikilisi ile servis ediliyor. Yukarıda saydığımız tarihi esnaf lokantalarına ek olarak buralarda da bulabilirsiniz:
Morisi Girit Mutfağı, Karşıyaka
Morisi, zeytinyağlıları ile ünlü Girit mutfağını ve serpe pazar kahvaltıları için İzmir’deki en doğru adreslerden. Kahvaltıda sıcaklar sınırsız fakat yumurta çeşitleri dahil değil. Servis, lezzet ve fiyat anlamında da başarılı. Adres: Bostanlı, Nebil Susup Sk. No:159 D:A, 35590 Karşıyaka Tel: (0232) 362 92 98
Beğendik Abi, Urla
Beğendik Abi için İzmir’in fiyat-kalite olarak en iddialı yerlerinden desek yerinde olur. Ne esnaf lokantası, ne restoran diyebiliriz tam olarak. Esnaf lokantalarına önceden hazırlanmış çeşit çeşit yemeği bir vitrinde sergilemesi ile benzese de yemekler çeşit ve kalite olarak çok daha yukarıda. Aynı zamanda çiçek gibi hanım eli değmiş ve zevkli bir mekan. Adres: Camiatik, Tatar Cami Sk. No:12, 35430 Urla Tel: (0232) 754 20 71 .
Mutfak Girit, Konak
Girit kabağı, zeytinyağlı dolma, barbunya ve mercimek köftesi, yoğurtlu kuzu kulağı, cibez gibi Girit ve Türk mutfağından zeytinyağlı ev yemeklerini bulabileceğiniz küçük bir yer. Adres: Kültür, 1388. Sk. 10A, 35220 Konak Tel: (0232) 422 71 15 .
İzmir Lokması 👉 Sokaktaki Lokma Araçları ❤
Lokma, un, maya, su ve tuz ile hazırlanan hamurun, sıvı yağda kızartılması ve üzerine şerbet dökülüp tarçınla tatlandırılması ile hazırlanan, basit ama sevilen bir tatlı. Yılın herhangi bir zamanı İzmir’e geldiğinizde, sokakta ücretsiz lokma dağıtan bir araç görebilirsiniz. Çok normal çünkü İzmir’de sünnet, kandil, mevlit ya da cenaze gibi dini nedenlerle lokma dökme ve halka dağıtmak bir tür gelenek.
Bomba 👉 Çelebi Unlu Mamulleri😋
Meşhur Pastaneleri 👉 Reyhan & Sevinç Pastaneleri
Reyhan Pastanesi, Konak
Burası, İzmir’den çıkmış en başarılı markalardan biri. 1975’ten beri İzmir’in en sevilen pastanelerinden biri olmayı başarmış Reyhan Pastanesi’nin bugün birçok şubesi var. İnci Pastası, Krokanlısı, Rokokosu, Polkası, Vişneli Süksesi… Hepsi her daim taze ve lezzetli. Özellikle de İnci Pastası’nın kekinin yumuşaklığı, içindeki ananas ve bademin uyumu bir harika. Adres: Kültür Mh, Dr. Mustafa Enver Bey Cd. No:24, 35220 Konak Tel: (0232) 700 19 65
Çöp Şiş 👉 Şişçi Yaşar’ın Yeri
İzmir’de çöp şiş Selçuk ilçesi ile özdeşleşmiş bir lezzet. Kuzu etinin küçük küçük kesilip çöp şişlere geçirilmesiyle kömür ateşinde yapılıyor ve yanına da en çok yayık ayranı yakışıyor. Şirince veya Efes Antik Kenti’ni görmek için Selçuk’a geldiğinizde, mutlaka otoban boyunca sıralanmış çöp şişçilerde mola vermelisiniz.
Şişçi Yaşar’ın Yeri, Selçuk
Şişçi Yaşar, çöp şişleri ve yayık ayranları başarılı olan bir çöp şişçi. Çöp şişi kadar köftesi de beğeniliyor. Ye kalk usulü işleyen salaş bir yer. Adres: Atatürk, Atatürk Cd., 35920 Selçuk
Topçu, Konak
Topçu, İzmir merkezde çöp şiş denilince ilk akla gelen yer. Biz çok beğenmiyoruz ama çok meşhur. Sadece çöpşiş yok. Daha çok ocakbaşı gibi işleyen bir mekan olduğundan pirzola, köfte gibi başka seçenekler de var. Adres: Akdeniz, Vali Kazım Dirik Cd. No:3/B, 35210 Konak Tel: (0232) 484 62 61
Istakoz & Karavida
Langusta, Çiftlikköy
Langusta, Çiftliköy’de, deniz kenarındaki ahşap masalarda, böcek denilen ve ıstakozun biraz ufağı olan langustaya doyabileceğiniz, salaş ve samimi bir mekan. Elbette kalamar, karides, ahtapot ve diğer balık çeşitleri de cabası. Adres: Çiftlik, Şht. Mehmet Cd. No:35, 35930 Çeşme Tel: 0232 722 10 08
Istakozcu Canbaba Restoran, Çiftlikköy
Istakozcu Canbaba da, yine Çiftlikköy’de ve deniz kenarında, ıstakoz, kalamar, tereyağında karides gibi lezzetleri bulabileceğiniz bir balıkçı alternatifi. Adres: Çiftlik, 8. Sk. 1/A, 35930 Çeşme Tel: (0232) 722 12 15
Horasan Balık, Çeşme
Horasan Balık, Çeşme merkezde, klasik deniz mahsullü ara sıcakları ve portakallı karides, fesleğenli levrek marin gibi deneysel tatları başarılı olan fakat özellikle de ıstakozlu makarnası ile ünlü olan balıkçı. Adres: İnönü mahallesi, 2022. Sk. no:16, 35930 Çeşme Tel: (0232) 712 74 69
Yorumlar
Yorum Gönder