Tatil Burdaaa "Bodrum ' dayıııızzzz'

 

BODRUM 💜

”Yokuş başına geldiğinde Bodrum’u göreceksin,
Sanma ki geldiğin gibi gideceksin,
Senden öncekiler de böyleydiler,
Akıllarını Bodrum’da bırakıp gittiler.”
Cevat Şakir

İşte tamda bu yüzden Bodrum’un o eşsiz denizine, doğasına, sakinliğine âşık olup da “Aman Bodrum da turist doldu” diyerek her yaz bu aşkı sineye çekenlerdenseniz, bu sene bir şans daha verin bence Bodrum’a.

Sizin için tatil demek tarih demek ise Bodrum Kalesinden, Su Altı Arkeoloji Müzesine, antik tiyatrodan, dünyanın yedi harikasından biri sayılan Halikarnas Mozolesine kadar birçok eser sizi bekliyor olacak Bodrum’da.

Yok, “Ben kafa dinlemeye gidiyorum arkadaş” diyorsanız, öyle mahalleleri öyle koyları var ki Bodrum’un kendi nefes alışverişinizi duymak, dalga sesleri eşliğinde kitap okumak, gün batımını denizin içinden izlemek için de müthiş yerler bulabilirsiniz burada.

Eğer konumuz yeşile doymaksa (ki Bodrum’a en düşük beklentiyle gittiğimiz konuydu) bunun için de birkaç önerimiz olacak yazının devamında 🙂

Eğlence mekânları, gece hayatı gibi konularda hiçbir şey söylemiyorum zaten.

BODRUM’UN TARİHİ

Eski adı Halikarnas olan Bodrum Dor’lar tarafından kurulmuş. Onlardan sonra Karyalılar ve İyon halkına ev sahipliği yapmış. Halikarnas deniziyle doğasıyla bulunduğu konum itibariyle devletlerin, İmparatorların dikkatini çekmeye başlamış ve bu yüzden işgallerle karşılaşmış. Perslerden Büyük İskender’e, Mısır Kralı’ndan Romalılara, Bizans İmparatorluğu’ndan Osmanlı’ya kadar bütün medeniyetleri içinde barındırmış. En sonunda da Cumhuriyet döneminde Bodrum adını almış.

Sadece medeniyetlere değil önemli kişilere de ev sahipliği yapmış Bodrum; tarihin babası Herodot burada doğmuş. Ama Herodot siyasi düşünceleri yüzünden Lygdamis tarafından Halikarnas’tan sürülmüş ve Samos Adasına yerleşmiş. Bu sürgün onun kitap yazmasını sağlayacak seyahatlerin de başlangıcı olmuş. Mısır, Mezopotamya, Filistin, Rusya ve Afrika’ya giderek gördüğü yerleri ve insanları anlattığı ‘’Herodot Tarihi ‘’ni yazarak tarihin babası olma yolunda ilk adımını atmıştır.

Halikarnas Balıkçısı: Cevat Şakir Kabaağaçlı

Bir başka sürgün hikâyesinin başrolünde sıra. Bodrum yokuş başındaki sözüyle bizi karşılayan Halikarnas Balıkçısı mahlasıyla tanıdığımız değerli sanatçı Cevat Şakir Kabaağaçlı’da ise hikâye biraz tersten işlemiş. Cevat Şakir İstanbul’da doğmuş. Babası elçi olduğu için çocukluk yıllarını Atina’da geçirmiş. Liseyi Robert Kolejinde okumuş. Oxford Üniversitesinde ise Yeniçağ tarihini bitirip İstanbul’a dönünce çeşitli gazete ve dergilerde yazılar yazmaya başlamış. Karikatürler çizmiş. Çizgi romanları yazmış. Cumhuriyetin ilanından sonra asker kaçaklığıyla ilgili bir yazısı yüzünden 3 yıl kalebentlik cezasına çarptırılışmış ve Bodrum’a sürülmüş. Bodrum’da bir buçuk yıl kaldıktan sonra cezasının geri kalanını İstanbul’da tamamlasa da aşık olduğu Bodrum’a geri dönmüş ve 25 yılını burada geçirmiş. Eserlerinin birçoğunu burada yazmış. Çocukları ortaokul çağına geldiğinde ise Bodrum’da ortaokul olmadığı için İzmir’e taşınmak zorunda kalmış. Taşınsa da Cevat Şakir’in aklı hep Bodrum’da kalmış. Öyle sevmiş ki Bodrum’u, ölünce oraya gömülmek istemiş. Oğlu ise sık sık ziyaret edebilmek için İzmir’e gömelim demiş. Cevat Şakir ‘’İstemem yahu. Bodrum’u severim bilirsin. Beni ziyaret için çocuklar ara sıra da olsa gezmiş, hava almış olurlar. Zaten ben saygı duruşu isteyecek değilim ya. Balıkçı ’ya bir Merhaba yaraşır.” Dedikten sonra bunun üzerine çocuklarının diyecek sözü kalmamış ve 1973 yılında ölünce Bodrum’a gömülmüş.

Bodrum’un nasıl kurulduğundan, hangi medeniyetlere ev sahipliği yaptığından, önemli isimlerinden bahsettik. Peki Bodrum nasıl bu kadar ünlendi? Dünyaca ünlü isimler için bile gidilecek yer haline geldi diye hiç düşündünüz mü? Biz düşündük ve karşımıza bir isim çıktı: Ahmet Ertegün.

Ray Charles, The Rolling Stones, Led Zeppelin, Eɾic Claρton, Aɾetha Fɾanklin ve gibi önemli isimleri müzik dünyasına kazandıran Atlantik Recoɾds’un kurucusu. Aslında şaşırmamak lazım. Çünkü 16 yaşındayken pop müzik uzmanı kadar bilgeye sahipmiş. 18 yaşına geldiğinde ise 50 bin adet plağı varmış. Bu kadar müzik aşığı olan birisinin yaptığı işin ses getirmemesi imkansız.

Stüdyolarında ilk ‘’The Rose of the Rio Grande,’’ adlı albümü kaydettiler ardından  Stick Mchgee’ye ait “Drinkin’ Wine Spo-Dee-O-Dee” isimli albüm 1 milyon satarak ilk hitleri olmuş.

Kimlerle çalışmamış ki; John Coltrane ilk albümünün kaydını onla yapmış. Ray Charles’ı keşfederek ilk albümünü onun şirketi çıkarmış. Lep Zepplin grubunu da keşfeden kendisi ve onlarla fazlasıyla ilgilenmiş ve yol göstermiş. Miles Davis, Ella Fitzgerald, Genesis ve daha birçok ismi müzik dünyasına kazandırmış. Ayrıca ‘’Üsküdar’a Gider iken’’ şarkısını Amerikan kültürüne sevdirmeyi başarmış. 

BODRUM KAHVALTI MEKANLARI😋

    

Bodrum’da afyon patlatmanın bin türlü yolu var: Kruvasan içi nefis omletlerden tandır börekli köy kahvaltılarına, glutensiz simitlerden croque monsieurlere Bodrum her telden çalıyor.

Güne Bodrum kahvaltısıyla başlayacak olanlara şimdiden, afiyet olsun!

Cafe Chieves (Merkez)


      Eskiçeşme mevkiinde, gronala bowl’lar, french toast ve avokado tost gibi seçenekler, glutensiz atıştırmalıklar, pizzalar ve tatlılar bulabileceğiniz, ama en çok da kruvasan sandviçleri ile meşhur bir cafe. Menüde kruvasan arası yumurta görünmüyor ama menüdeki ekmek üstü avokado-yumurta seçeneğini kruvasanla da yapıyor ve muhteşem oluyor.

 Adres: Eskiçeşme, Cafer Paşa Cd. No:57/A, 48400 Tel: +905327959407

Ha La Hotel (Merkez)


Bodrum merkezdeki en sevdiğimiz barlardan birine ev sahipliği yapan Ha La Otel’in kahvaltısı da başarılı. Serpme kahvaltıya alternatif olacak sunumları ve seçenekleri var. Otel müşterisi değilseniz tek yapmanız gereken önceden rezervasyon yaptırmak. Adres: Eskiçeşme, Davulcu Ali Sk. No:17, 48400 Bodrum Tel: 0535 507 76 81

Kuytu Bahçe (Bitez)


Bitez’de mandalina bahçesi içinde, ağaçlar altında serpme kahvaltı yapabileceğiniz bir seçenek. Bahçedeki ağaçların meyvelerinden reçeller, el açması börekler, pişiler, yine bahçenin tavuklarından yumurtalar bulabileceğiniz bir menüsü var.
 Adres: Bitez, Bitez Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Caddesi, No:35, 1312. Sk. No:35  Tel: +905425861568
 

Meşhur Aktur Simitçisi (Bitez)


Kendi fırınından çıkma meşhur Aktur simitli, tıka basa doyma garantili, ahşap masa ve sandalyelere oturmalı, serpme kahvaltılı bir Bitez klasiği. İsmi Aktur Simitçisi ama Aktur içinde değil. Yanılıp da siteye girmeye çalışmayın. Aktur’a giden yol üzerinde. 
Adres: Atatürk Blv. No:161, Bitez Mahallesi, 48470

Bozukbağ Kahvaltıcısı (Göltürkbükü)



     14 dönümlük arazi içinde, 1200 ağacın yer aldığı bir çiftlik içinde bulunan, inanılmaz işlek bir kahvaltıcı Bozukbağ. Serpme köy kahvaltısının son yıllarda Bodrum’daki en popüler adresi burası. Salatalığından biberine, balından reçeline her şeyi doğal. Renkli seramik masaları ise mekanın alamet-i farikası. Bozukbağ Kahvaltıcısı 08:00-17:00 saatleri arasında hizmet veriyor. 

Adres: Gölköy mah. Bülent Ecevit cad. No:138  Tel: 0530 260 93 93

Toprak Ana (Gündoğan)


    Gündoğan mevkiindeki Toprak Ana, Havva Ana’ya rakip her şeyin bahçeden o gün toplanıp taptaze sofraya geldiği, mandalina ve limon ağaçlarıyla dolu bir bahçe içinde, halis muhlis köy ortamında serpme kahvaltı sunan bir yer. Ayrıca öğle yemeğinde gelirseniz çiğ börek, mantı, gözleme ve ev yemekleri çeşitleri de var. 

Adres: Aşık Veysel Cd Aşağı Mh., Gündoğan Tel: 0543 606 60 73

Off Gümüşlük (Gümüşlük)


     Uzun barbeküsünü çok sevdiğimiz Off Gümüşlük’te pazar günleri uzun pazar kahvaltısı konsepti de var. İçinde sınırsız açık büfe, odun fırınından pideler ve ekmekler, mangaldan sucuk ve sosis, taze sıkılmış meyve ve sebze suları var. Saat 13.00’dan sonra sıcak yemekler de başlıyor.

 Adres: Gümüşlük, 1120. Sk., 48970 Tel: 0538 921 53 54

Kavanoz Yalıkavak (Yalıkavak)

    
     İstanbul Arnavutköy’deki Kavanoz’un 2018 sezonunda açılan Yalıkavak şubesi. Harika bir kahvaltısı var. Zaten Kavanoz’un kahvaltısı daha önceki yıllarda Time Out Yeme İçme Ödülleri’nde de kahvaltı klasmanında ödül almıştı. Aynı menüyü Bodrum’a da taşımışlar. Serpmeden, avokadolu seçeneklere ve granolalara her zevke hitap eden bir şeyler bulmak mümkün. 

Adres: Yalıkavak, Barış Cd. No:3, 4 Tel: 0553 175 92 22

Seval’in Yeri (Yalıkavak)



Seval’in Yeri de Yalıkavak’ın içlerine doğru giderken Dağbelen Kavşağına yakın bir gözleme-kahvaltı evi. Ağaçlar altında, ahşap masalarda serpme köy kahvaltısı edebileceğiniz seçeneklerden. İşletmenin kendi bahçesinde yetişmiş meyve ve sebzelerden yapılma reçeller, ev yapımı ekmekler ve taze el açması gözlemeler bulabileceğiniz bir yer. Mekan 08.00-19.00 saatleri arasında açık.

 Adres: Dağbelen, Kapuz Cd., 48400 Tel: +902523864235

Kozalak Kahvaltı Evi (Yalıkavak)


      Seval’in Yeri ile aynı mevkide bulunan bir diğer kahvaltı evi de Kozalak. Zeytin ağaçları arasında serpme kahvaltı yapabileceğiniz bir yer. Serpme kahvaltı menüsünde zengin çeşitli peynir ve zeytin tabağı, kızartma, yumurtalı ekmek, Milas tepsi böreği, mini krepler, yaprak sarma gibi farklı çeşitler bulunuyor. Pazartesi günleri kapalılar. 09.00-16.00 saatleri arasında açıklar.

 Adres: Dağbelen, Dağbelen sokak No.5/A, 48400 Tel:+902523864440


BODRUM'UN EN GÜZEL KOYLARI


ORAK  KOYU

    

Sadece tekne ile ulaşım olan Orak Adası muhteşem güzellikte bir denize sahip. Bodrum tekne turları ile ziyaret edebileceğiniz Orak Adası’nda bol bol yüzmek bedene ve ruha huzur veriyor.

 Hem suyun altı hem de suyun üstü tam anlamıyla muazzam. Orak Adası tekne turlarının  geldiği  bir yer olduğundan biraz kalabalık olabiliyor.

Bodrum Yalıçiftlik Plajı



Bodrum’da araba ile ulaşım olan enfes bir koy arayan varsa Yalıçiftlik Plajı’nı gönül rahatlığıyla tercih edebilir. Burası halk plajı dolayısıyla herhangi bir giriş ücreti yok. Sayısı az olsa da şezlong ve şemsiyelere de ücret ödemiyorsunuz.

 Plajı’nda belediyeye ait bir işletme bulunuyor. Dilerseniz bu tesiste bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Fiyatlar gayet makul seviyelerde. Bodrum’da böyle bir plaj kaldı mı demeyin evet şu an için böyle bir plaj var. Umarım gelecekte farklı bir zihniyetin eline bu güzel plajı vermezler. Yalıçiftlik Plajı’nın denizine gelince; deniz oldukça temiz ve berrak bir suya sahip. Zaman zaman dalgalı olan bu güzel deniz küçük taşlardan oluşan bir plaja sahip.

Tavşan Burnu Koyu


      Bu koy Tavşan adını yukarıdan tavşana benzemesinden dolayı alıyormuş. Koy cam gibi turkuaz renginde efsane bir denize sahip. Koyun küçükte bir plajı var. Şnorkelle daldığınızda akvaryumda yüzüyormuş hissine kapılıyorsunuz.

Kumbahçe Plajı

Bodrum’un en canlı mahallelerinden olan Kumbahçe Mahallesinde bulunan Kumbahçe Plajı Bodrum Kalesi manzarası eşliğinde denize girebileceğiniz güzel bir yer.

Bir çok işletmenin bulunduğu bu plajda restaurant imkanları fazlasıyla var. Gündüzü ayrı gecesi ayrı güzel olan Kumbahçe Plajı’nın denizi oldukça temiz ve küçük çakıllardan oluşuyor. Ücretsiz şemsiyelerin olduğu bu plajda dilediğiniz gibi keyif yapabilirsiniz. 

Türkbükü Plajı


Plaj ve deniz içi kumdan oluşuyor. Deniz tertemiz ve çocuklu aileler için oldukça ideal. 

Ünlülerin bir zamanlar favori yeri olan Türkbükü Plajı işletmeler tarafından işgal edilmiş bir yer.

NEREDE GEZELİM?

HALİKARNAS MOZOLESİ


Halikarnas Mozolesi, Kraliçe Artemisia tarafından Karya Kralı Mausolos için yaptırılmış bir anıt mezar ama ne mezar! 

Kendisi dünyanın yedi harikasından biri olma özelliğini taşıyor. 

Mozolenin içi Bodrum evlerini andırıyor. Kolonlarıyla Yunan, piramit şeklindeki çatısıyla da Mısır mimarisini birleştiren farklı bir mimarisi var. Bu özelliği, ondan sonra yapılan tüm anıt mezarlara mozole denmesini sağlamış. Ama maalesef 15. yy’daki depremle yıkılmış. Saint Jean şövalyeleri Bodrum’a geldiklerinde mozoleyi yıkık bir şekilde bulmuş ve orayı taş ocağı olarak kullanıp Bodrum Kalesinin yapımında buradaki taşları kullanmışlar. Böylelikle mozolenin kalan kısımları da tahrip olmuş. O nedenle de o muhteşem eserden günümüze pek bir şey kalmadığından bugün mozolenin bulunduğu alan açık hava müzesi olarak düzenlenmiş.


Mozole basit bir anıt mezar olarak görülse de oldukça çok fazla mimarlık bilgisi gerektirdiği için birçok bilim adamı için hala incelemeye değer bir eser. Sadece dış görünüşle değil iç yapısıyla da oldukça dikkat çekici.

 Zamanında içerisinde ilginç tüneller bulunuyormuş ve söylenenlere göre bu tüneller Artemis tapınağı ve Amfi tiyatroya kadar devam ediyormuş. Bu kadar gizemli oluşu geçmişte maalesef ki tarihi eser kaçakçılarının da dikkatinden kaçmamış. Dolayısıyla mozolenin iç yapılarının bir kısmı da oldukça zarar görmüş. Şu anda koruma altında olduğu için artık tahribat yok ancak zaten ortada tahrip edilecek pek fazla bir şey de yok. Yine de var olan parçalar dikkatle korunmaya çalışılıyor. 

Adres: Tepecik, 48440 Bodrum/Muğla


BODRUM KALESİ VE SUALTI ARKEOLOJİ MÜZESİ


      Kalenin yaptırılma nedeni, güçlenmekte olan Osmanlı Devleti tehdidine karşı Şövalyeleri'n anakarada güvenli bir bölge ihtiyaç duymasıyla oluşturulmuştur. Zaten bir kale inşa edilmiş olan Kos' a yakın olan Bodrum, kalenin inşa yeri olarak seçilmiştir. 

    Kalenin yapıldığı bölgede Dorlar zamanından kalma savunma temelleri ile 11. yüzyıldan küçük bir Selçuklu kalesi bulunmaktaydı. 1402-1522 yılları arasında St. Jean şövalyeleri tarafından kontrol edilmiş kale tek bir millet yerine İtalyan, Fransız, Alman ve İngilizlerin ortak eseridir. Kalenin farklı bölümleri farklı zamanlarda inşa edilmiştir. Şapel 1406, İngiliz Kulesi 1413, ilk duvarlar ise 1437 yılında tamamlanmıştır.

   Osmanlı Devleti kaleye 15. yüzyıl boyunca zaman zaman saldırılarda bulunmuş olmasına karşın kale bu saldırılara direnmiştir. Cem Sultan ise kardeşi II.Bayezid'a yaptığı başarısız darbe girişimi sonrasında kaleye sığınmıştır.

    Kale, 1523 yılında Rodos kuşatması sonucunda Kos ve Rodos ile birlikte Osmanlı egemenliği altına girmiştir. Bunun sonucunda kaleye bir minare eklenmiş ve kale içinde yer alan şapel "Süleymaniye Camii" ismi altında camiye dönüştürülmüştür. 400 yıl boyunca Osmanlı kontrolü altında bulunmuştur.

  Savaştan sonra yaklaşık 40 yıl boyunca boş kalan kale daha sonra Sualtı Arkeoloji Müzesi'ne dönüştürülmüştür.


      Kale bugün Sualtı Arkeoloji Müzesi olarak kullanılmaktadır. Müze koleksiyonlarında bulunan eserler Türk hamamı, Amphora sergilemesi, Doğu Roma Gemisi, Cam Salonu, Cam Batığı, Uluburun Batığı, Sikke ve Mücevherat Salonu, Karyalı Prenses Salonu, İngiliz Kulesi, İşkence ve Katliam Odaları ve Alman Kulesi'nde sergilenmektedir. Ayrıca, 33.5 dönüm genişliğindeki bir arazi üzerine kurulmuş olan kalede açık mekanlarda da eser sergilenmektedir.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tatl Burdaa " İzmir 'deyiizzz'